WWW.ALEVILERINSESI.COM

                                                  

Osmanlıdaki Alevi Bektasi   padişahlar

 

 

OSMANLI DEVLETININ KURUCUSU     OTMAN    GAZIDIR

 

 

     Osmanlı içindeki Bektaşi yapılanması ve Osmanlı padişahlarının Bektaşi olup, olmadığı her tarihte tartışma konusu olmuştur.
O dönemde geniş bir etki alanına sahip olan Bektaşiligin Saray ve çevresinde de taraftar bulması olağanüstü bir durum olarak karşılanmamalıdır.

Hatta Yeniçeri oçağının Bektaşi oluşu, Hz. Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli’yi pir olarak kabul etmeleri ve dahi Yeniçerilerin Osmanlının en önemli askeri '

kolunu olduğu düşünüldügünde bu yakınlıktan dolayı Padişahların da Tarik-i Nazenin ile münasebetleri normal olarak karşılanmalıdır.
Beşktaşi tarikatının Osmanlı’nın kurulmasında aktif bir rolü vardır;
Hatta ilk üç padişahın; Otman Gazi, Orhan Gazi ve 1. Murat’ın, Ahi-Bektaşi inançlı olduklarını bazı kaynaklar yazar.


Osmanlı Devleti’nin Sünni İslam anlayışını benimsemeye başladığı XV. asrın sonlarına kadar, Şaman inançlı atalarından izler taşıyan bir İslam inanışı dönemi yaşanmıştır.
Osmanlının yaşadığı bu dönem ve süreçte, Hacı Bektaş Veli’nin halkın gönlünde saygın bir yere sahip olduğunu gösteren anlatımlara rastlıyoruz.
‘Vilayetname’ nin sonlarında aktarılan, Hacı Bektaş Veli’nin Osman Gazi’ye ‘Elifi Tac’ giydirdiğine ilişkin söylence kısaca şöyledir: “Ertuğrul’un Osman adında genç bir oğlu vardı.
Babası ölünce Kayılar boyuna beğ oldu. Yarhisar, Bilecik, İnegöl ve İznik’e saldırarak kafirlerin topraklarını yağmaladı. Kafirler, sultan Alaeddin’e anlaşmalarına uyulmadığından yakındılar.


Sultan Alaeddin, Osman’ın amcası Gündüz Alp’e gönderdiği hükümle, Osman’ı huzuruna getirtti ve heybetini görünce hayranlığını gizleyemedi. Onu Hacı Bektaş Veli’ye yolladı.
Hacı Bektaş Veli, Osman’ı görünce başındaki Elifi Tac’ını çıkarıp ona giydirdi, ona kılıç kuşandırdı ve çerağ yaktı. Kendi kuşağını çıkarıp

Osman’ın beline dolayarak önüne sofra yaydı ve ‘Haydi, bütün bu makamları al, seni din düşmanlarıyla savaşmaya salıyoruz.’ ve ‘Hünkar(OTMAN) adımı sana veriyorum’ dedi.
‘Bu adı ve bütün bunları hep senin soyundan olanlar taşısın. Doğudan batıya dek ışığın sönmesin’ diye dua etti.”
Bektaşiler arasında Otman Gazi ile birlikte aşağıdaki padişahların da Bektaşi olduğuna dair bilgiler vardır.

 

1-Otman gazi (Osman Gazi)
2-Orhan gazi
3-Yıldırım Beyazıd
4-2.Beyazıd (veli)
5-Yavuz Sultan Selim
6-Kanuni Sultan Süleyman
7-Sultan Abdülaziz

 

Bunlardan bazı isimlerin Bektaşiligi tarihteki olaylara bakıldığında tartışmalıdır.

Yavuz Sultan Selim;
Şehzadeliğini Trabzonda yapmıştır. Bu sırada hem Yavuz hemde hemde Şah İsmail’in Bektaşi olduğu ve aynı kıza aşık olduğu ve hatta aralarındaki çekişmenin de bu nedenle başladığı Bektaşiler arasında anlatılır.

Yavuz ve Hatayi arasındaki çekişme Şehzadelik dönemlerinde başlar. Yavuz Sultan Selimin'in babası II. Beyazıt Bektaşi erkanlarına katılırdı. Hatta şah İsmail II. Beyazıta baba diye hitap ederdi aralarında mektuplaştıkları da bilinir. Yavuz saraya döndüğünde babasını önce zehirletmiş sonra boğdurarak öldürüp yerine sultan olmuştur.
Yavuz Sultan olduğunda Anadolu 'da halk Hatayi'nin tarafına geçmesi ve kafileler halinde İsmail’e biat etmesi Osmanlının toprak bütünlüğünü ve otoritesini sarsmış ve Şah Hatai ile Yavuz’un savaşına neden olmuştur.
Ordu istanbula döndüğünde Yeniçeriler içinde ayaklanma ve huzursuzluk çıktıysada sonradan Balım Sultan'a ve Bektaşi dergahına bağlılığın yenilenmesiyle yeniçeriler sakinleştirilmiştir.
Anadolu'daki Alevi katliamını ise osmanlı askerleri değil Şafiii Kürtler yapmıştır. Savaştan sonra Osmanlı içindeki nakşibendi ve şafiii şeyhüsselamlar ve din adamları Şafii Kürtlere Alevi-Kızılbaş halkı katletmesi için fetva yani dinen izin verdiler, halen Şafii kürtler arasında bilinen ve aslı Topkapı sarayında olan " Yedi Alevi-Kızılbaşı öldüren cümle günahlarından arınır Cennet-i Ala'ya gider.." sözü bu fetvaya dayanır.
Kanuni Sultan Süleyman
1451'de Fatih Sultan Mehmet tahta çıktığında 5.000 olan yeniçeri sayısı Kanuni'nin ölümünde (1566) 12-13.000 arası bir mevcuda ulaştığını görüyoruz yine objektif deliller ile olaya baktığımızda Osmanlı’nın en çok konuşulan askeri gücünün bu denli arttığı bir dönemde Kanuni Sultan Süleyman’ın Yeniçeri ordusu üzerindeki etkisinin tartışılmaz olduğu Bektaşi tarikatı ile münsebeti yadsınamaz.
Ayrıca 1531 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın daveti üzerine Gülbaba’nın, Budin'e gönderilerek burada bir Bektaşi tekkesi kurduğunu biliyoruz.
1541 yılının 1 Eylül'ünde Budin savaşında şehit düşen Gülbaba'nın, Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin kıldırdığı ve 200 bin kişinin katıldığı rivayet edilen cenaze namazına Kanuni Sultan Süleyman da katılmıştır.